Mükemmel Aura Kalkanı ve Beynin Lazer Işınları

https://i0.wp.com/www.adanzyehaber.com/wp-content/uploads/2008/05/brain-power2.bmp

Muhteşem bir aura kalkanı ile korunduğunuzu düşünün. Öyle bir kalkan ki, bırakın çevrenizde ki kişilerin size zarar vermesini, farklı boyutlarda ki ışınsal yapılı varlıklar bile size hiçbir etkide bulunamayacaklar. Bu mümkün mü! Elbette mümkün. Bugün modern bilimin açıkladığı gerçeklerin yüzyıllar önce kutsal kitabımız olan Kur’an-ı Kerim de nasıl birebir uyuştuğunu bu konularda araştırma yapan ve tasavvuf ilmi ile ilgilenen arkadaşlarımız mutlaka görmüşlerdir. Bu yazımda sizlere açıkçası din ve bilim arasında oldukça sağlam bir köprü kurarak, en gerçekçi biçimde bu olayı sizlere aktarmaya çalışacağım.

Bildiğiniz gibi aura, her canlının vücudundan yayılan ışınsal bir enerji alanıdır. Bu enerji alanı, ne kadar bilinmesede sizin çevreniz, kendiniz ve diğer birimler ile olan etkileşimlerinizde oldukça önemli bir rol oynamaktadır. Aura’sı zayıf olan bir insan, diğer insanlar ile ilişkilerinde güçlü olanlara nazaran daha zayıf olduğu gibi bulunduğu boyuta ait değerlerden de (hastalıklar, diğer birimlerin beyinler üzerinde oluşturdukları etkiler vb..) daha kolay etkilenmektedir. Kişinin aura seviyesini arttırması sonucunda, bu kişide oluşacak olan değişimler olumdu yönde ve kişinin tamamen kendi lehine olacaktır. Bilmediğimiz yada daha doğrusu birçok kişi tarafından bilinmeyen bir gerçekte, bulunduğumuz boyutta yaşayan farklı ışınsal yapıda olan birimlerin, insan beynine yaptığı etkiler ve oluşturduğu negatif sonuçlardır. İnsan yapı itibari ile “Nur “boyutunun yoğunlaşması ile oluşmuş olan bir birimdir. Beyindeki mevcut kanalları zayıf olan kişiler bu birimlerin telkinlerine daha kolay kapılarak ileriye dönük olarak kötü bir yaşam tecrübesi yaşamakta ve olay üzerinde hiçbir kontrole sahip olamamaktadırlar.

Bu noktada yazımızın amacı auramızı nasıl güçlendirebileceğimizi öğrenerek, mevcut kapasitemizi en üst düzeye çıkararak bu birimlerin negatif etkilerini ve en önemlisi kendi yaşamımızda olan pozitif etkileri en üst düzeye çıkarabilmektir. Öncelikle kutsal kitabımızda olan korunma duaları ismi ile geçen ayetlere dikkatinizi çekerim. Birçoğumuz bu ayetleri bilir fakat bilimsel gerçekliğinden uzak olduğumuz için pek çok zaman kullanmayız. Nedir bu ayetler? Sizlerinde bildiği Felak ve Nas sureleridir.

Kişi Felak ve Nas surelerini okuduğu zaman, beyinde oluşan bu tekrar netincesinde belli bir frekans yayılımı olur. Bu frekans tamamen aura’ya has bir frekanstır ve görevi kişinin aura seviyesini arttırmaktır. Size tuhaf gelmiş olabilir ama söylediklerim tamamen doğrudur. Aura seviyesi yükselen kişi ise çevresinde ki birimlerin yapacağı etkilere karşı en güçlü kalkanı kendisine edinmiş demektir. Bu noktada kutsal kitabımızda geçen korunma dualarına oldukça dikkat etmenizi öneririm. Fakat her korunma duası aura’ya etki göstermez. Kimi bulunduğunuz ortama örneğin eviniz, çevreniz ve sevdikleriniz gibi değişik koruyucu etkiler göstermektedir. Bu sureler okunduğu takdirde sizde bariz bir aura yükselişi görülecektir fakat başkasının aurasını sizin yükseltmeniz söz konusu olabilir mi? Elbette olabilir. Buda, siz bu sureleri okurken, kişiyi gözünüzün önünde canlandırarak okuduktan sonra o kişi karşınızdaymış gibi ona üflemeniz ile mümkündür. Nazar ve duanın yönlendirilmiş beyin dalgaları olduğunu biliyoruz. Burdada aynı işlem söz konusu. Mevcut beyin dalgalarınızı karşınızdaki kişiye yönlendirerek onun aurasında bariz bir artış sağlayabilirsiniz. Ama bu artışın kalıcı olmayacağını söylemek zorundayım. Yoksa insanların ömründe bir kere dua etmesi tamamen korunması için yeter ve artardı bile. Bu sureleri hergün en az birer defa tekrarlamalısınız.

Kelimelerin Gücü” isimli yazımızda “Mürid” kelimesinden bahsetmiştik. O yazımızdan bu yana günde 3600 defa tekrar edenlerin geldiği mesafe şuan oldukça ileri bir konumdadır. Zamanı geldiği için şimdi söylüyorum. Mürid ile beyninizde iradeye yönelik belli kanalları açtınız. Ve büyük bir hücre grubunu faaliyete geçirdiniz. Faaliyette olan bu hücre grupları, gözle göremediğimiz ışınsal yapılı birimlere de açık konumdadır. Bu noktada eğer tüm kaybınızın boşa gitmesini istemiyorsanız artık korunma dualarına geçmelisiniz. Aksi takdirde o boş hücre gruplarına telkinler yönlendirerek sizin tüm emeklerinizin boşa gitmesini sağlayacaklardır. Hücre grupları açık beyni kontrol etmek, kapalı olanlara nazaran çok çok daha kolaydır. Bu elbetteki işlerine gelir. Bu noktada Felak ve Nas surelerini kullanabilirsiniz. Ama ben size çok farklı bir alternatif sunuyorum…

Korunma Duası

Rabbi enni messeniyeş şeytanu binusbin ve azaba; Rabbi euzübike min hemezatiş şeyâtıyni ve euzübike rabbi en yahdurun.

Bu duayı günde 300 kere okuduğunuz takdirde beyninizin yaydığı dalgalar bir lazer ışını etkisi gösterecek ve size etkide bulunmak isteyen birimleri anında çevrenizden uzaklaştıracaktır. Bu birimlerin etkisinde olduğunuzu nasıl anlarsınız? Bu duayı okuduğunuz zaman içinizi bir sıkıntı basıyor, terleyemeye başlıyor, uyku hali bastırıyor, bir an evvel kesmek istiyor ve konuşmanızda bozukluk hissediyorsanız bilinki etki altındasınız. Yapmanız gereken kendinizi bir müddet sıkarak hiç bırakmadan bu duaya devam etmektir. Bir müddet sonra içinizde bir ferahlama oluşacak ve kendinizi hiç olmadığı kadar rahat ve zinde hissedeceksiniz. Bu yazıda anlatacaklarımız bu kadar. Önemle üzerinde durmanızı ve yaşamınızda uygulamanızı dilerim…

Reklamlar
  • Trackback are closed
  • Yorumlar (5)
  1. çok çok teşekkürler abi ben bırakmıştım mürid tekrarınız 2 ay kadar falan kullandıktan sorna bırakmak gerçekten çok kötü oldu benim için şimdi yeniden başladım inşallah bir daha bırakmayacağım ancak sana birşey sormak istiyorum ben şu kelime listesini şu sayılarla yapıyorum sence uygun mu?:
    3600 mürid
    3600 nur
    3600 kuddüs
    1800 mümin
    1800 hakim
    ve bir sorum daha olacak hakim ismini zikretmemiz telekinetik gücümüzü artırır mı?(maddeye hakim olmaktan yola çıkarak bunu soruyorum)

    • hatice
    • 29 May 2009

    umarım bu mail elinize geçer ve cevaplarsınız bügün cuma.ben 3aydır 41 felak nas ayetel kursi elham ıhlas okuyorum ben gelişmeleri pek farkedemiyorum.bilgilerinize ihtiyacım var

    • ilknur
    • 12 Haz 2009

    peki benim kafamı kurcalayan şey her zaman mı yapacağız bu tekrarları 2ay yaptıktan sonra bırakırsak faydasını göremez miyiz?

    • infinity
    • 06 Kas 2009

    Allahın adlarını zikrederken tek başına o ismi söylemekle o ismin başına bir artikel koymak arasında bir fark var mıdır? Nur vaya Ya Nur,Hakim Ya da El Hakim gibi.Ve basit görünen önemli bir ayrıntı;sesli mi söylemek gerekir yoksa aklımızdan geçirmek yeterli midir?
    Bilgi verirseniz sevinirim. Teşekkürler.

    • Belirttiğiniz gibi bir artikel koymakta hiçbir sakınca yoktur. Ayrıca dilerseniz sesli dilerseniz sessiz söyleyebilirsin. Ben sessiz yapmanızı tavsiye ederim. Sonuçta o kelimeyi beyninizde tekrar ettiğinde işlevini yerine getirmektedir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: