Değişim Adımları 1

Merhaba Arkadaşlar. Bir önceki yazımızda değişim hakkında konuşmuştuk. Üzerimizde ne gibi etkiler yaratacağı ve şuanki mevcut konumumuz ile olacak olanlar arasında ne gibi farklar oluşturacağından bahsetmiştik. Ben bu yazımda sizlere değişimin başlangıcı ile ilgili bir takım ipuçları vermek istiyorum.

Öncelikle şunu belirtmek isterim; değişimin gerekliliği sadece sizin vereceğiniz kararlar ile sınırlı olmayıp çevrenizin size göstermiş olduğu yorumlar ilede anlaşılabilir. Kişisel bir örnek verecek olursak; sigara içme alışkanlığınız olabilir! Bundan kurtulmak istiyor olabilirsiniz, fakat tüm denemelerinize rağmen bir türlü gerekli değişimi sağlayamamışsınızdır. Yada çevreniz size çok asabi yahut umursamaz biri olduğunu sürekli belirtmeye çalışır. Fakat mevcut kişiliğiniz zaten bu durum içerisinde olduğu için siz bunu “Bende hiçbirşey yok gayet normalim” şeklinde yorumlayabilirsiniz. Bu noktada aslında (ikinci belirtmiş olduğum örnek için) bir nebze “FARKINDALIK” gerekir. Bunuda bir sonraki yazımıda yayınlayacağız inşallah. Ben bu tarz yazıları yazarken aslında mümkün olduğu kadar derinine inerek açıklamayı tercih ederim. Fakat sizinde bildiğiniz gibi sürekli sosyal meşguliyetler içerisinde bulunduğumdan dolayı tam anlamı ile detaylı olarak yazma fırsatı bulamıyabiliyorum. Bunun için ayrıca sizden özür diler, bu yazımızda da mümkün mertebe özet geçeceğimi belirtmek isterim. Sorularınızı yorum olarak paylaşmanız hem sizler hemde diğer okuyucularımız açısından oldukça yararlı olacaktır. Konumuza dönelim…

Farzedelim ki farkındalığa sahipsiniz (yani değiştirmek istediğiniz özelliğiniz sizide gerçekten olumsuz etkileyen bir durum). Bunun farkına vardınız, sigara örneğinden yola çıkalım. Siz bir sigara tiryakisisiniz. İçmediğiniz zaman vücut nikotin alışkanlığını daha doğrusu ihtiyacını karşılamak için beyninize bir takım sinyaller göndermektedir. Ki beyin durumun farkına varıp size onun bir ihtiyaç olduğunu belirtsin ve karşılamanız yolunda gerekli yönlendirmeleri yapsın. Bu elbette ki son derece olumsuz bir durum ve sağlığınız açısından da son derece kötü bir süreçtir. Bu alışkanlığınızdan kurtulmak istiyorsunuz. Bu noktada değişim dediğimiz unsuru sağlamak için bir takım eylemlerde bulunmanız gerekmektedir.

Öncelikle… Ne istediğinizi belirleyin……. Değişimin ilk aşaması budur!.. Ne istiyorsunuz? Daha doğrusu neyi değiştirmek istiyorsunuz? Bu, arkadaşlarınız ile ilişkileriniz olabilir, sevgilinizle aranızdaki iletişim olabilir yada farklı sorunlar olabilir hiç farketmez. Değiştirmek istediğiniz özelliğiniz yada özelliklerinizi bir kağıda yazın. Şimdi size olayın en uç ve öz noktasını açıklayacağım. İnsanların temel prensibi en kötümüzden tutun en iyimize kadar ister istemez uygulamakta olduğumuz bir bilinçaltı istem. “ZEVK VE ACI” Bizler bizim için zevk olarak nitelendirdiğimiz eylemleri gerçekleştirir acı olarak nitelendirdiğimiz eylemlerden ise kaçarız. Sigara içmek içen bir kişi için vücudu ne kadar enzim salgılasada beyin olarak zevk diye nitelendirdiğimiz eylem altında bulunmaktadır. Kişi sigara içmeyi, rahatlık ve sakinlik ile (beyninde) ilişkilendirdiği için sigara içmekten zevk almaktadır. Çünkü sigara içtiği zaman rahatlayacak ve kendini huzurlu hissedecektir. Bunu nasıl değiştirebiliriz?

Öncelikle beynimizdeki zevk ve acı kavramlarını yani neroasesiyonları değiştirmemiz gerekmekte. Zevki sigara içmeye bağladı isek eğer bu paterni kırmamız gerekmektedir. Bunu yapmak için çeşitli yollar vardır. Bu da kişiye göre değişir. Örneğin, bir kitapta okuduğum bir örneği aktarayım. Bir kişi, sigara bağımlısı olmak ile beraber ne kadar çabalasada sigara bağımlılığından vazgeçememiştir. En sonunda bunu kendiside farkettiğinde (FARKINDALIK) bir çözüm üretmiş ve bir köpek maması almıştır. Çevresindeki tüm insanlara, eğer bu sigarayı birdaha içtiğimi görür iseniz ben bu köpek mamasını yiyeceğim şeklinde durumu bildirmiştir. Kendisinin açıklamasına göre, o günden sonra canı ne zaman sigara çekse çevresindeki kişilere söylediği sözleri hatırlayarak ve almış olduğu o köpek mamasına bakarak dolayısı ile tiksinerek sigara içemediğini belirtmiştir. Bu aktarmış olduğum sadece en basit örneklerdendir. Bizim öncelikle bilincinde olmamız gereken husus zevk ve acı kavramlarımızı değiştirmek olmalıdır. Zevk ve acı kavramı nasıl değiştirilir derseniz, kırılma noktası ile (duygusal). Bunada bir örnek vereyim ve yine sigara üzerinden olsun. Yıllardan beri tanıdığım bir insan vardı. Sigaradan bu  zamana kadar hiçbir şekilde vazgeçememiş ve bu alışkanlığını yenememişti. Bir gün evde otururken küçük kızı yanına gelmiş ve ağlıyordu. Babası neden ağladığını sorduğunda ” Kendini öldürüyorsun baba ben seni çok seviyorum” şeklinde bir cümle sarfetmişti. Adam bu kelimeden o kadar etkilenmişti ki o gün budur tek bir sigara dahil içmedi. Duygusal kırılma… Bunu neden söylüyorum! Değiştirmek istediğiniz özelliklerinizde mutlaka kendinize bir kırılma noktası bulmak zorundasınız. Buda tamamen size kalmıştır. Eğer yeterli kırılmayı yakalayamaz iseniz o özelliğinizi değiştirmeniz o kadar zor olacaktır.

Değişim için mutlaka bir kırılma noktası yakalamak ve onun etkisi altına girmek durumundasınız arkadaşlar. Bunuda ancak siz kendiniz belirleyebilirsiniz. Yaşamış olduğunuz olaylara ve alışkanlıklarınıza göre. Bu yazımızda şimdilik bu kadar diyelim. En temel birkaç yoldan sadece bir ikitanesi açıklayabildim. Bir sonraki yazımızda diğer unsunlarıda öğrenmek ve yaşadığımız hayatı kader çerçevesi içerisinde bir takım değişikliklere uğratarak şekillendirebilmek dileği ile…

NOT: Bu yazı Oğuz için yazılmıştır…

Reklamlar
  • Trackback are closed
  • Yorumlar (10)
    • Oguzz
    • 26 May 2009

    Abi ellerine sağlık.Hakkını ödeyemem senin..Sayende kendimizi her geçen gün geliştiriyoruz..

    • MehmetAkif
    • 28 May 2009

    Teşekkürler abi cidden geliştiriyoruz sayende en azından doğru şeyi öğreniyoruz (:

  1. Thanks for writing, I very much enjoyed reading your latest post. I think you should post more often, you clearly have natural ability for blogging!

    • sido
    • 31 May 2009

    Zaman zaman bu sayfaya ulaşamıyorum.Nedenini bilen açıklayabilir mi acaba?

    • sido
    • 02 Haz 2009

    Neyse ki bu sorun bir kez oldu.Ama Dejavue,yazılarınızı tekrar okuyamazsam diye çok endişelendim.Lütfen hergün birşeyler yazın.

    • Oguzz
    • 02 Haz 2009

    Abi forum projesini en kısa zamanda hayata geçirirsek çok güzel olacak sanırım 🙂

    • DeJavu
    • 02 Haz 2009

    Domaini halledemedim. Onu halledebilirsek hemen açarız aslında ama hiç vaktim olmuyor.

    • sido
    • 03 Haz 2009

    Pekala ,aslında merak ettiğim bir kaç konu var;
    Ruh nedir?Nasıl yaratıldı?Ruhlar yaratılırken cinsiyetleri var mıydı?Son zamanlarda pek sık duyduğum eş ruh kavramının esası nedir?
    Bizler, madem ki kozmik birer robotuz, o halde, kimler, bizimle, neleri, niçin deneyimliyor?Bu soruların yanıtları,islamın kutsal kitabıyla örtüşüyor mu?Bu bilgileri neye dayanarak veriyoruz?
    sevgili dejavue bunları sizi yargılamak için sorduğumu düşünmeyin lütfen ,zira her yazdığınızı keyifle ve merakla okuyorum.Hatta alışkanlık yarattınız diyebilirim.

    • sido
    • 04 Haz 2009

    Teşekkürler…
    Yine de kafama takılanlar var,örneğin islamda ve bir çok dinde cennet cehennem tanımı var.Şeytana uymayanlar cennete gider.Yani cehenneme gitmek bir kader değil seçim olmuyor mu?İnsana insiyatif verilmiş ,iyi seçimler cennete kötü seçimler cehenneme götürür.Herşey önceden planlanmış ise ,bu ilahi adalet nasıl işliyor?Eğer böyleyse hiçkimse bir amaç için mücadele etme çabası göstermez .(Birden kendimi çok anlamsız ve amaçsız hissettim)
    Ruh konusuna dönersek;bir bütünün(güç,maneviyat hissetme ve düşünme şekli vs gibi) küçük kozmik maddelere dağıtılıp onlara hareket kazandırması diyebilir miyiz acaba?Ama bu durumda niye birbirimizden farklı düşünüyor ve davranıyoruz?Madem ki biriz? Ruhların cinsiyetleri ve eşruh hakkında sorularıma yanıt alamadım.
    Ve reenkarnasyon konusu da çok ilgimi çekiyor.Yalnız çok çelişkili bilgiler duyuyorum.Mesela çok dindar kişiler reenkarnasyon olayına uydurma, insanları kandırma ,islamda böyle birşey yoktur diyor ve tek ruh tek beden vardır, insan defalarca dünyaya gelmez diyorlar ve Kuran da geçen ”biz sizi defalarca dirilttik ”ya da buna benzer ayetin açıklamasını farklı şekilde yorumlayarak diğer fikri çürütüyorlar.Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz acaba?
    Başlı başına bir kitap konusu diyorsanız,ruh konusunu yazın o zaman ;bakın çok merak ediyoruz.
    Zaman ayırıp yanıt verdiğiniz için teşekkürler..

    • sido
    • 05 Haz 2009

    Selam,
    Rüyalar hakkındaki düşüncelerinizi de merak ediyorum.Yorumlanmalı, mı analiz mi edilmeli?Gelecekle ilgili mesajlar taşıyan bir bakış açısıyla mı değerlendirilmeli,yoksa bir psikoterapistin gözüyle,bilinçdışı takıntılı davranışların nedenini çözme amaçlı mı bakmalı… Ya da belki bambaşka,bilmediğimiz nedenlerle geliyordur beynimize o imajlar.
    Görüşlerinizi önemsiyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: